OKUL SEÇİMİ YAPARKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

Okul, çocuğun yaşamında aileden ve yakın çevresinden sonra gelen ilk toplumsal kurumdur. Çocuğun yaşamında bugün ve ileride gerekli olan bilgi ve becerileri, toplumsal değerleri kazandırmaya çalışırken, aynı zamanda sosyalleşmesi için gerekli ortamı da sağlamaktadır. Dolayısıyla çocuğun geleceğinde belirleyici ve önemli bir yeri olan okul seçimi aileler açısından büyük önem taşımaktadır. Çocuğunun gideceği okulu belirlemek anne ve babaların belki de en çok üzerinde düşündükleri ve yanlış bir adım atmaktan korktukları konulardan biridir. Bu nedenle çocuklarını mutlu olacakları ve hayata hazırlanacakları bir ortama sokarken anne ve babalar belirgin bir kaygı yaşarlar.

Psikolog | Ayşe Yanık

İlkokul dönemiyle beraber akademik yaşantıya geçiş başlar. Çocuğun en başta kendini güvende hissedebileceği ve sevebileceği bir ortam olmasının yanı sıra, kapsamlı ve zengin bir akademik programa sahip bir kurumun içinde var olmak oldukça önemlidir. Bu noktada çok temel iki önemli konu karşımıza çıkmaktadır. Birincisi çocuğunuzun tüm gelişim alanlarında (sosyal duygusal, davranışsal, bilişsel, dil gelişimi) yeterliliklerini ve desteklenmesi veya güçlendirilmesi gereken noktaları biliyor olmak önceliğimizdir. Aileler bu alanları çocuğun almış olduğu okul öncesi eğitim sırasında okulundaki öğretmenlerinden alınan geri bildirimler ile, kendi kişisel gözlemleri veya bir uzmandan destek alarak belirleyebilirler.

Bir çocuğun öğrenme hızı, dikkat performansı, sosyal becerileri (ki bu alanlar elbette okulla birlikte de gelişecek olmakla beraber başlangıç aşaması için de göz önünde bulundurulmalıdır) okul seçimini etkileyecek olup, akademik beklentileri çok yüksek/sosyal etkinlik ağırlıklı veya her ikisinin daha dengeli bir seyirde ilerlediği eğitim programlarına sahip olan ya da sınıf mevcudu gibi konularda ailelerin seçimlerini, çocuğun gelişim özellikleri ile bir arada düşünerek karar vermeleri oldukça önemlidir. İkinci önemli nokta, elbette tercih edilen okulun niteliği (köklü bir geçmişi olan) , eğitim kadrosu (tecrübeli, aynı zamanda yenilikleri takip eden) ve eğitim programının içeriği ve uygulanış biçimi ile bünyesinde barındırdığı sosyal faaliyetlerdir.

 Terapi

Uzun yıllardır pek çok eğitim kurumunda tüm kademelerde yüzlerce öğrenciyle çalışmış bir kişi olarak çoğu zaman hassasiyetle ve tüm etmenler bir arada değerlendirilerek yapılmış okul seçimlerinin başta çocuk, daha sonra aile için ileriki yıllara dönük büyük kazanımlara dönüştüğünü görmekle birlikte, şunu da unutmamak gerekir ki gelişim bir süreçtir.

Her zaman iniş çıkışlar olabilir. Gelişim her zaman ileri doğru gitmek veya ikişer üçer adım zıplayarak ilerlemek anlamına gelmez. Zaman zaman geriye dönüşler, önceki döneme fiksasyonlar (uzun soluklu olmamak kaydıyla) söz konusu olabilir. Önemli olan bu geçişlerin zamanında tespit edilmesi ve uygun müdahale yöntemiyle engelleyici faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır.

Burada en temel gereklilik, ilköğretim yıllarının çocuklara ‘’öğrenme’’yi sevmenin aşılanmasıdır. Dolayısıyla çocuğun bireysel özelliklerine uygun olmayan sistemler içerisine sokulması ve zorlanması ileride daha farklı sıkıntıların ortaya çıkmasına yol açabilir. Bununla beraber her çocuk sevgi ve sabır ile sunulan her yeni bilgiyi öğrenebilir. Önemli olan çocuklara neyin uygun geldiğini, öğrenme süreçlerine dair bireysel farklılıklarını, özel ilgi alanlarını keşfedebilmektir.

Son söz;
Unutulmaması gereken; her çocuğun özel ve biricik olduğu ve her birinin mutlaka güçlü yönlerinin bulunduğudur. Önemli olan, başta anne babalar olmak üzere yakın çevrenin; okulun, öğretmenlerin ve biz uzmanların çocuğu bu yönlerinden tutarak diğer alanları geliştirip destekleyebilmek ve onları kazanmaktır. Bakırköy Psikolog

Hande KUTLU
Uzm. Psk. Dan.