-ERGENLER, EBEVEYNLER ve OKULLAR-

Soyağacındaki Yerini Bulabilmek

Ergenlik kendini yeniden oluşturma dönemi, kaçınılmaz bir metamorfozdur aslında. Ergenlik krizini başlatan, ergenin yeni bedensel ve ruhsal gerçeklik ve gereksinimleridir. Kimlik ve bedenle ilgili artık yeni bir tanımlama yapması gerekmektedir.

Bir Yas Süreci Olarak ‘’Ergenlik’’ :

Bu dönemde krizin üç temek öğesi kimlik, cinsellik ve ayrılık noktalarında yaşanır. Artık anne ve ergen arasında bir kapı kapanmıştır, o kapı artık dışarıya açılacak ve yatırım okul, arkadaşlık ilişkileri, öğretmenler ve rol modellere yapılacaktır. Bununla beraber ergen aileden kopmadan ayrılabilmenin de mücadelesini vermek zorundadır. Ayrılık ‘’yas’’ demektir. Dolayısıyla hem ayrılığın, hem bedensel/ruhsal değişimlerin, hem de çocuksu avantajları kaybediyor olmanın yasını tutacaktır ergen.

Ebeveyn Tutumları:

Anne baba bu dönemde belli bir miktar ayrılığa izin vermelidir, çünkü ergenin dışa açılıp yeni özdeşim nesneleri bulması gerekir. Önemli olan ebeveynin buna ne kadar hazır olduğudur. Onlar da aynı anda bir kayıp ve beraberinde terkedilme duygusu yaşarlar. Bu boyutta bir krizin yaşanması normaldir. Bunlar basit bir yinelemeden ziyade ileriye doğru giden bir döngüselliği gösterir.

Ergenin üstesinden gelmesi gereken işler, ruhsal bir mücadeleyle acıya işaret ederler. Değişen beden ve kimliklerine uyum sağlamak, güçlü ve zayıf yönleriyle barışmak, hayatının nasıl devam edeceği ile ilgili kararlar vermek acı bir süreçtir. Bu nedenle bu dönemin heyecanını, enerjisini ve yaratıcılığını önemsemek gerekir.

Bu dönemde okul ve ailenin ergenlerin hayatlarına şekil vermek adına sapasağlam yerinde durmaları önemlidir. Öteki türlü ergenin yaşamı tamamen çerçevesiz bir hal alabilir.

Ortaokula geçtiklerinde çocuklar bir kez daha grubun en altında oldukları gerçeği ile yüzleşmek durumunda kalırlar. İlkokulun sonunda en çok ‘’bilen’’ olmanın verdiği ayrıcalığın ardından birden kendilerini pek az şey bildikleri yeni bir sistemin içinde bulurlar. Artık iki şeye uymak zorundalar: ergenliğin kuralları ve okul kuralları.

Okullarda da tam olarak aynı dinamik vardır. Öğretmenler, ergen öğrencilerinin gelişmekte olan akıllarıyla bedenlerinin meydan okumasını hissederler. Ergenin zayıflığı ya da iktidarsızlığa karşı duyduğu nefret öğretmene yansıtılabilir. Öğretmen de kolayca tıpkı ebeveyn gibi kendi gücüyle olan bağlantısını kolayca yitirebilir. Bu noktada öğretmenin de kendi duygularıyla ve elbette mesleki bilgi ve duruşuyla durumu ‘’yeterince’’ kontrol edebilmesi önemi taşır.

Okul, ergen adına yoğun sosyal deneyler için önemli bir arenadır. Zaman zaman eğitimin kendisi için çok az zaman ve enerji kalıyormuş gibi görünebilir. Bu şartlar altında öğrencilerin neyi ne kadar öğrenebileceklerini pek çok etken belirler. Öncelikle, hem kendilerinin hem de ailelerinin geleceğe dair emellerine ne kadar sadık kalacakları ya da ne kadar ergenliğin anı yaşama arzusuna teslim olacakları belirleyicidir. Bu elbette aynı zamanda müfredat ve öğretmenlerinin onların ilgi alanlarına dahil olabilme, aşırılıklarına tahammül edebilme ve beklentilerinde net olabilme kapasitesine bağlıdır (Youell, 2015).

Sonuç olarak;

Ergen aslında bir yer bulma arayışındadır. Dolayısıyla bu süreçte belki de zaman zaman onun tarafından anne babanın, okulun ve çevresindeki diğer akran ve yetişkinlerin değersizleştirilmesi aslında kendini kendi ruhsallığı içinde ve toplumda konumlandırabilme çabalarının bir parçasıdır. Bunun için de yaşamı içerisinde bir yolculuğa çıkıp başka gruplara katılarak, aslında yolun sonunda –görme ve düşünmenin binlerce yolu olduğunu görebildikten sonra- aile bağlarının içinde olabilmenin tek yolunu bulabilmesi gerekmektedir.

Öyleyse terapi süreci ailedeki her bir bireyin yerini yeniden belirlemeye yardımcı olan bir araç olarak görülebilir. Bu süreçte özdeşimler yavaş yavaş yerini özgün kimliklere bırakmaya başlar ve ergen bir süre sonra bir soyağacı içinde var olduğunu, ‘’özne’’ olabildiğini keşfeder.

Hande KUTLU
Uzm. Psk. Dan.

Kaynaklar:

Chambers CV. Childhood and adolescence. In: “Textbook of Family Practice”. (ed) Rakel RE 5th ed. Philadelphia: W.B. Saunders Company. 1995.

Cole, Luella, Psychology of Adolescence, Rinehart & Company Inc., New York, 1950.

Youell, B., Öğrenme İlişkileri, Çeviren: Alper Şahin, Erkan Uğuzalp, Evrem Tilki. İstanbul, 2015.