Çocukluktan yetişkinliğe yaşamın değişik dönemlerinde bireyler zihinsel ve bilişsel işlevlerinin değerlendirilmesi ile karşı karşıya kalabilirler.Psikolojik değerlendirmenin önemli alanların dan biri olan zihinsel değerlendirme 2-90 yaş aralığında hem uygulama hem de araştırma alanında en geniş kullanım özelliği ile dikkati çekmektedir. Uygulama alanında hastanelerin psikiyatri, nöroloji,çocuk kliniklerinde,özel klinik ve muayenehanelerde,rehberlik araştırma merkezlerinde,adli tıp kurumlarında hergün birçok çocuk,genç ve yetişkine zihinsel değerlendirme yapılmaktadır.Bu değerlendirme son ucunda birey hakkında çeşitli kararlar verilmektedir.Çocuk ve ergenlerin normal ya da özel eğitime devam edecekleri ya da engel durumlarına ilişkin kararlarda ve/veya vasi/yasal veli tayini gereklilikleri için karar aşamasında bireyin zekâsı hakkında değerlendirme istenmekte ve yapılmaktadır.

Söz kon usu kararlar,özellikle çocukların erken yaşta eksik yanlarının fark edilmesi ve yaşıtlarıyla bir arada tutulmasının yanı sıra, özel eğitim desteği ile yaşıtlarıyla aynı hızda olmasa da gelişmeye devam etmelerine katkıda bulu nacaktır. Çünkü okul öncesi çağda,çocukta konuşma ve motor gelişim,davranış ve duygulanım sorunları gözlendiğinde gelişimsel sorunların nedenini ve düzeyini anlamak amacıyla yapılan gelişimsel ya da zihinsel değerlendirmeler büyük önem taşımaktadır. Okul çağı çocuklarında,eğitimi yaşıtlarıyla aynı hızda izleyememe,bazı alanlarda geç gelişim gösterme,öğretmenleri ve/veya arkadaşlarıyla uyum problemleri yaşama, derslerdeki aşırı hareketlilik düzeyi ve dikkatini vermede güçlük gibi sorunların kaynaklarının değerlendirilmesinde,çocuğun zihinsel düzeyinin saptanması önemli görülmektedir. Aynı zamanda değişik beceriler arasında önemli farklılıklar olup olmadığının belirlenmesi ile zekâya ilişkin faktörlerin bu sorunların yaşanmasında oynadığı rolün saptanması,“sorun” değerlendirmesinin çok önemli bir basamağıdır. Ergenlik döneminde ise eğitimde yaşadığı sorunların zihinsel kısıtlılığıyla ilişkisi nedeniyle mesleki eğitime yönlendirilme gibi kararlar çıkmaktadır. Okul çağında bir çocuk ya da ergenin örgün eğitim, kaynaştırma eğitimi ya da öğretilebilir çocuklar okulu seçeneklerinden hangisine devam edeceği kararı, zihinsel değerlendirme sonucunda verilir. Bu karar bir bakıma çocuğuntek başına destek almaksızın yaşayabilmesi ya da ömür boyu destek ve bakıma gereksinimi olduğuna işaretmetmektedir. Böylece kişilere kendi potansiyellerine uygun olan eğitimin verilmesi, nispeten daha kuvvetli olan becerilerinin desteklenmesi ve daha zayıf olan yönlerinin aşamalı olarak geliştirilebilmesi için eğitim öğretim verilmesi amaçlanır. Öte yandan zihinsel değerlendirme kararları, okul öncesindeki birçocuğun yaşıtlarından ve belkide eğitimden ayrılmasına, etiketlenmesine, ailesi tarafından ihmal ve istismar edilmesine,belki de maksimum potansiyele ulaşma şansı varken,gerilemesine neden olabilmektedir.

Sözü edilen bu ve bunun gibi durumlar yetişkinleriçin de değerlendirilebileceği gibi, özellikle yetişkinlerde gözlenen düşünce bozukluklarının ciddi bir psikopatolojiden mi yoksa zekâya ilişkin becerilerden mi kaynaklandığının, zekâ testleri aracılığıyla belirlenmesi önemli bir rol oynamaktadır. Görüldüğü gibi güvenirliği ve geçerliği kanıtlanmış standart testler ile yapılacak olan zekâ değerlendirmesi hem okul öncesi, hem okul çağı, hem de yetişkinlik dönemlerinde alanda çalışan psikologların vazgeçilemez bir değerlendirme aracıdır.

Öte yandan zihinsel değerlendirmenin geçerli bir şekilde yapılabilmesi için kullanılan aracın standardizasyonu yapılmış ve geçerli,güvenilir değerlere sahip olması gereklidir. Bilindiği gibi her psikolojik değerlendir mearacı, özgül bir kültürel çevre içerisinde geliştirilir ve bu kültür için geçerlidir. Belirli bir topluluğa yönelik olarak hazırlanmış bir psikolojik test, sadece o kültür için kullanılmalıdır. Kültürel farklılıklar zeka testlerinde belirgin olarak gözlenmektedir, bu nedenle zekâ değerlendirilmesi kişinin kendi kültüründe belirlenmiş normlar çerçevesinde yapılmalıdır. Öte yandan, bir başka kültürde geliştirilmiş olan ölçeklerin, sadece o ülkenin diline çevrilip, herhangi bir uyarlama çalışması yapılmadan ölçeğin geliştirildiği kültürün orijinal normları doğrudan ölçüt alınarak kullanıldığı da gözlenmektedir. Ancak, hiçbir psikolojik değerlendirme,bir başka kültürde geliştirilmiş olan ölçekler ve o ölçeklere ait normlarla geçerli olarak yapılamaz. Aynı zamanda standart yönerge ve test materyali ile uygulamada uygun koşulların sağlanması ve norm değerlendirme ölçütlerinin kullanılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle norm belirleme ve standardizasyon çalışmaları,bu değerlendirmenin geçerli bir şekilde yapılmasının en önemli basamağıdır.  Oysaki böylesine kapsamlı ve uzun süren (1,5-2saat arası)bir değerlendirmenin son ucunda,deneyimli bir psikolog,bireye ilişkin çok fazla bilgiye ulaşır. Uygulama sırasında testi alan kişide gözlenen davranışlar ve duygusal değişimler, başarı ve başarısızlık karşısındaki tutumu, problem çözme ve yönergeyi izleyebilme becerileri,iletişime geçiş tarzı ve kendini ifade biçimi gibi özellikler,elde edilen bilgiler arasında öne çıkanlardır. Tüm bunların yanı sıra,bireyi değerlendirmeye getiren sorunun olası organik nedenine yönelik ipucu elde edilmesi,öğrenme güçlüğü, hiperaktivite ve dikkat eksikliği gibi sorunlara ilişkin tanı ve tedaviye yol gösterici bilgilere psikolojik değerlendirme gerektiği gibi yapıldığında ulaşılabilecektir. Bu nedenle psikolojik testler kadar psikolojik değerlendirmenin ayrılmaz parçası olan gözlem ve görüşme becerisi de, psikologların alet çantasında bulunması gereken önemli becerilerdir. Özetle, zihinsel değerlendirme başlığı altında ele alınabilecek konular teknik, etik, uygulama ve eğitim gibi birçok alt başlığa bölünebilmektedir. Türkiye Klinikleri Çocuk ve Ergenlerde Gelişimsel ve Zihinsel Becerilerin Değerlendirilmesi Özel Sayısı’nın içeriğindeki yazılar yukarıda söz edilen konuların önemli bir kısmına ışık tutmaktadır.

Prof. Dr. Gülsen Erden